dore okulları
Malatya
26 Şubat, 2025, Çarşamba
  • DOLAR
    34.06
  • EURO
    37.74
  • ALTIN
    2730.4
  • BIST
    9833.22
  • BTC
    57646.840$

Bediüzzaman, Grandük Nikolay’ın Önünde Neden Kalkmadı?

Bediüzzaman, Grandük Nikolay’ın Önünde Neden Kalkmadı?
Bir savaş… Bir esaret… Ve imanının izzetinden asla taviz vermeyen bir adam…
Narin

Bediüzzaman Said Nursî, Birinci Dünya Savaşı’nda Doğu Cephesi’nde gönüllü alay komutanı olarak mücadele ederken Ruslara esir düşmüştü. O esaret yıllarında, onu tarihe geçirecek bir an yaşandı. Rus ordularının başkomutanı, Çar II. Nikolay’ın amcası Grandük Nikolay Nikolayeviç, esir kampını teftiş için geldi. Komutan içeriye girerken herkes ayağa kalktı… Herkes… Bir kişi hariç!

Bediüzzaman, dimdik oturduğu yerinde kaldı. Ayağa kalkmadı.

Grandük şaşırdı. Otoritesine karşı gösterilen bu açık tavır karşısında neye uğradığını bilemedi. Gözlerini kıstı, doğrudan Bediüzzaman’a döndü ve sordu:

“Beni tanımadın mı?”

Bediüzzaman’ın cevabı netti:

“Tanıdım. Sen Rus ordularının başkomutanı ve Çar’ın amcası Grandük Nikolay’sın.”

Grandük bir adım daha yaklaştı, şaşkınlıkla tekrar sordu:

“Öyleyse neden ayağa kalkmadın?”

Ve işte o an, tarihe kazınan o söz yankılandı:

“Ben bir İslam âlimiyim. İmanımın izzet ve şerefi için ayağa kalkmam.”

Grandük, bu karşılık karşısında nutku tutulmuş bir şekilde geri çekildi. Bir esir, kendisini ilahlaştıran bir imparatorluğun temsilcisine meydan okumuştu.

Peki, Bediüzzaman neden böyle yapmıştı? Bir esir, neden celladının karşısında dik durmayı seçmişti?

Cevap, İslam fıkhında saklıydı.

Bediüzzaman, Ehli Kitap ile muamelenin üç temel prensibini çok iyi biliyordu:
    1.    Tevelli: Eğer bir Müslüman, gayrimüslimlerin gelenek ve göreneklerini içselleştirirse, onların değerlerini benimsediğinde imanına zarar verebilir.
    2.    Muvalat: Bir Müslüman, ilim meclislerinde veya yönetim kademelerinde gayrimüslimleri üstün görüp onlara haddinden fazla saygı gösterirse, imanî bir tehlikeye düşebilir.
    3.    Mübah Olan Muamele: Ehli Kitap ile ticaret, sanat, fen ve gündelik ilişkiler kurulabilir. Ancak bu, imanî bir taviz vermeden gerçekleşmelidir.

Bediüzzaman’ın karşısındaki kişi, basit bir şahıs değil, Çarlık Rusyası’nın en büyük komutanlarından biriydi. Eğer ayağa kalksaydı, onun otoritesini kabul ettiğini gösterirdi. Ama Bediüzzaman imanının izzetine halel getirmedi, baş eğmedi, dik durdu.

Bugün, o duruşun karşısında sarsılan Grandük’ü kimse hatırlamıyor… Ama Bediüzzaman’ın o vakur tavrı, dilden dile, gönülden gönüle anlatılmaya devam ediyor. Çünkü bazı insanlar makamla, rütbeyle, kılıçla değil; inançları ve cesaretleriyle tarihe geçerler…

elsan

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!