dore okulları
Malatya
28 Mart, 2025, Cuma
  • DOLAR
    34.06
  • EURO
    37.74
  • ALTIN
    2730.4
  • BIST
    9833.22
  • BTC
    57646.840$

Hudut Şehri Malatya: Bizans ve Müslümanlar Arasında Paylaşılamayan Kent

Hudut Şehri Malatya: Bizans ve Müslümanlar Arasında Paylaşılamayan Kent
Hüccetullah Hakder
Narin


BİZANS’IN DOĞU HUDUDUNDAKİ EN ÖNEMLİ ŞEHİR

Malatya, Bizans İmparatorluğu’nun doğu sınırında yer alan en önemli şehirlerden biri olarak yüzyıllar boyunca askeri bir üs, ticaret merkezi ve dini bir merkez olarak varlığını sürdürdü.

Ancak Malatya’nın kaderi, hiçbir zaman huzurlu olmadı.

Sasaniler, Müslüman Araplar ve Bizans orduları arasında sürekli el değiştiren bir şehir haline geldi.

Bizans için Malatya, İran ve Arap yarımadasından gelen saldırılara karşı bir siper, aynı zamanda Anadolu’nun kapısıydı.

Bu yüzden şehrin surları sürekli onarıldı, garnizonları güçlendirildi ve Malatya, Bizans’ın doğu hududundaki en güçlü savunma hatlarından biri haline getirildi.

Ancak tüm bu önlemler, şehrin Sasani istilalarına, Arap akınlarına ve büyük savaşlara sahne olmasını engelleyemedi.

FULMINATRİS LEJYONU VE LİKANDOS KALESİ

Roma döneminden kalan XII. Fulminata Lejyonu’nun askeri karargahı, Bizanslılar tarafından Likandos olarak adlandırıldı.

Bizans İmparatoru Akilleon (457-474) döneminde Malatya, imparatorluğun 12. Temi olarak kabul edildi.

532 yılında İmparator Justinyanus zamanında şehir surları yeniden restore edilerek Bizans’ın doğudaki en güçlü tahkimatlarından biri haline getirildi.

Bu dönemde Malatya, Bizans’ın önemli bir eyalet merkezi olarak gelişti.

Ancak Bizanslılar, Malatya’yı yalnızca askeri bir karargah olarak değil, büyük bir yerleşim alanı olarak da genişletti.

Şehrin su ihtiyacı, bugün olduğu gibi Derme Suyu olarak bilinen Gündüzbey su kaynaklarından sağlanıyordu.

Bu dönemde Gündüzbey, Yeşilyurt, Yakınca, Banazı, Bostanbaşı ve Tecde gibi yerleşim alanlarının temellerinin atıldığı düşünülmektedir.

BİZANS DÖNEMİNDE MALATYA’NIN BÜYÜMESİ

Bizans yönetiminde Malatya, sadece bir askeri merkez değil, aynı zamanda bir ticaret ve yerleşim bölgesi haline geldi.

Bugün, bu döneme ait kalıntılar hâlâ şehirde ve çevresinde izlerini koruyor.
    •    Tecde’de bulunan Zirai Araştırma İstasyonu’nun olduğu alanda yapılan kazılarda mozaikli havuz ve ev kalıntılarına rastlandı.
    •    1985 yılında yapılan bir kazıda, Bizans dönemine ait yedi adet altın sikke bulundu.
    •    Yukarı Banazı’da Horata su kaynağına yakın bölgede Bizans kalıntıları tespit edildi.

Bizans, Malatya’yı sadece askeri bir merkez olarak değil, dini ve kültürel bir merkez olarak da güçlendirdi.

Şehirde çok sayıda kilise ve manastır yapıldı, ancak bu dini yapılar İslam-Bizans savaşları sırasında büyük ölçüde tahrip oldu.

SASANİLERİN İNTİKAMI: MALATYA YAKILIP YIKILDI

Malatya, doğu ile batı arasındaki mücadelede defalarca saldırıya uğradı.

575 yılının sonbaharında, Sasaniler ve Bizanslılar arasında büyük bir meydan savaşı yaşandı.

Bizans ordusu Sasani İmparatoru I. Hüsrev’in kuvvetlerini bozguna uğrattı.

Ancak I. Hüsrev, bu yenilgiyi hazmedemedi ve intikam almak için Malatya’yı baştan sona yakıp yıktı.

Bu olay, şehrin en büyük yıkımlarından biri olarak tarihe geçti.

Ancak Bizans, Malatya’dan kolay kolay vazgeçmeyecekti.

Şehri yeniden inşa ederek doğu sınırındaki en güçlü savunma hattı haline getirmeye devam ettiler.

MÜSLÜMANLARIN YÜKSELİŞİ VE MALATYA’NIN EL DEĞİŞTİRMESİ

Malatya, uzun yıllar Bizans ile Müslüman Araplar arasında el değiştirdi.

İlk olarak Fırat’ın doğu kesimi Müslüman akıncılar tarafından fethedildi.

Emeviler döneminde, Malatya ve çevresi tamamen fethedilerek bölgeye İslam kültürü hâkim olmaya başladı.

Bizans, Malatya’yı kaybetmemek için yoğun bir savunma hattı oluştursa da Müslümanların fetih hareketlerine karşı koyamadı.

Bölge, iki büyük sınır valiliğine ayrıldı:
    •    Tarsus, Bizans sınırına en yakın Müslüman kalesi olarak önemli bir askeri merkez haline geldi.
    •    Fırat bölgesi Malatya merkezli bir hudut valiliği olarak yönetilmeye başlandı.

Bu dönemden itibaren Malatya, Müslümanlar ve Bizanslılar arasında sürekli el değiştiren bir şehir haline geldi.

BİZANS DÖNEMİNİN SONU VE YENİ BİR DÖNEMİN BAŞLANGICI

Malatya, 1071’de Bizanslıların Türkler karşısında aldığı büyük mağlubiyetin ardından Doğu Roma İmparatorluğu için artık savunulması imkânsız bir şehir haline geldi.

1993 yılında Battalgazi’de yapılan kazılarda, VII. Mikhael Dukas (1071-1078) dönemine ait altın sikkelerin bulunması, Malatya’da Bizans döneminin son izlerini gösteren kalıntılar arasında yer aldı.

Bizans, Malatya’yı yüzyıllar boyunca askeri bir kale, ticaret merkezi ve dini bir merkez olarak elinde tutmaya çalıştı.

Ancak büyük savaşlar, saldırılar ve el değiştirmeler sonucunda Bizans egemenliği son buldu.

Anadolu’da Türklerin kalıcı varlığı ile birlikte Malatya, Bizans’tan kesin olarak koparak yeni bir döneme girdi.

BİR ŞEHİR, BİNLERCE SAVAŞ, SAYISIZ EL DEĞİŞTİRME

Malatya, Bizans döneminde hem askeri hem de kültürel açıdan büyük bir merkez haline geldi.

Ancak şehir, bir sınır kalesi olmanın bedelini ağır ödedi.
    •    Sasaniler tarafından yakılıp yıkıldı.
    •    Araplarla Bizans arasında sürekli el değiştirdi.
    •    Emeviler döneminde kesin olarak Müslümanların yönetimine geçti.
    •    1071’den sonra Bizans’ın Anadolu’daki hâkimiyetinin sona ermesiyle tamamen Türk topraklarına katıldı.

Bugün Malatya, bu büyük mücadelelerin izlerini taşımaya devam ediyor.

Ancak asıl soru şu:

Bu büyük tarihî miras ne kadar korunuyor ve yaşatılıyor?

Son

elsan

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!